Ana sayfa Gramer Present Continuous Tense – English Grammar

Present Continuous Tense – English Grammar

823
0
PAYLAŞ
Present Continuous Tense
Present Continuous Tense

Present Continuous Tense

Present Continuous Tense, İngilizce gramer kitaplarının ilk konusudur. Bazıları Türkçede Şimdiki Zaman şeklinde çevirseler de ben zamanların tam çevirisi olduğu kanaatinde değilim. Benzer kullanımları olsa da benzemeyen kullanımları da olduğu için zamanlardan kendi orijinal adlarıyla bahsetmek isabetli olacaktır. Şimdi konumuza geçelim.

Aşağıdaki örneği inceleyelim:

Ali is in his car. He is on his way to school. (Ali arabasında. Okul yolunda)

He is driving to work. (Okula arabayla gidiyor.)

Bu, Ali’nin konuşma anında yani şimdi arabayı sürüyor olduğu anlamına gelmektedir.

Aşağıdaki tabloda Present Continuous Tense öznelere göre nasıl kullanılır onu görüyorsunuz.

I am (I’m) driving now.
He / She / It is (He’s / She’s / It’s)
We / You / They are (We’re / You’re / They’re)
  1. Present Continuous Tense konuşma anında gerçekleşen bir olaydan söz ediyorken kullanılır. Now, right now, at he moment, at present, still bu tense ile kullanılan zaman ifadeleridir.

* Please don’t make so much noise. Im studying. (Lütfen çok ses yapmayın. Ders çalışıyorum.)

* “Where is Melahat?” “She’s taking a bath.” (“Melahat nerede?” “Banyo yapıyor?”)

* Let’s go out now. It isn’t raining now. (Hadi dışarı çıkalım. Şu anda yağmur yağmıyor.)

* (At a party) Hello, Ahmet. Are you enjoying the party? (Merhaba, Ahmet. Eğleniyor musunuz?)

  1. Present Continuous Tense aynı zamanda, tam olarak konuşma anında olmasa da, o sıralar yapılan bir işin anlatımı için de kullanılır. Nowadays, these days, this term, this year, this month, this semester ,at the moment bu kullanım için kullanılabilecek zaman zarflarıdır.

Aşağıdaki örneği inceleyin:

* Tom and Mary are talking and having coffee in a café. Tom says: “I’m reading an interesting book at the moment. I’ll lend it to you when I’ve finished.” (Tom ve Mary bir kafede konuşuyor ve kahve içiyorlar. Tom: “Şu anda ilginç bir kitap okuyorum. Bitirince sana ödünç veririm.” diyor.)

Tom tam olarak şu anda kitap okumuyor. Belirli bir süre önce başlamış fakat henüz bitirmemiş. Birkaç örnek daha:

* Maria is studying English at a language school. (Maria bir dil okulunda İngilizce öğrenimi görüyor.)

* Have you heard about Brian? He is building his own house. (Brian’ın haberini aldın mı? Kendi evini yapıyor.)

Maria ve Brian bu işleri tam olarak konuşma anında yapmıyorlar. Belirli bir süre önce başlamış ve hâlâ devam ediyorlar.

  1. Şimdiki zamanda belirli bir süre hakkında konuşurken de Present Continuous Tense kullanılır. Today (Bugün), This week (Bu hafta), This season (Bu sezon / mevsim) vs.

* “You’re working hard today.” “Yes, I have a lot to do.” (“Bugün çok çalışıyorsun.” “Evet, yapacak çok işim var.”)

* Tony isn’t playing football this season. He wants to concentrate on his studies. (Tony bu sezon futbol oynamıyor. Derslerine konsantre olmak istiyor.)

  1. Present Continuous Tense değişen durumlardan bahsetmek için kullanılır.

* The population of the world is rising very fast. (Dünyanın nüfusu çok hızlı artıyor.)

* Is your English getting better? (İngilizcen daha iyiye doğru gidiyor mu?)

  1. Present Continuous Tense alwaysve aynı anlamı veren benzer zarflarla (perpetually, repeatedly, continually, forever, constantly) tekrarlanan eylemleri vurgulamak, yakınma ve hoşnutsuzluk ifade etmek için kullanılır.

* I’m always hearing strange things about him. (Sürekli onun hakkında tuhaf şeyler duyuyorum.)

* You’re always making mistakes. Be more careful. (Her zaman hata yapıyorsun. Daha dikkatli ol.)

* You’re constantly smoking at the dinner table. (Sürekli yemek masasında sigara içiyorsun.)

  1. Present Continuous Tense tomorrow, next week, next year, next summer gibi gelecek zaman zarflarıyla gelecekte yapmayı planladığımı eylemlerden bahsetmek için kullanılır.

* I’m meeting my best friend next Saturday. (Gelecek Cumartesi en iyi arkadaşımla buluşuyorum.)

* They are giving a party next month. (Onlar gelecek ay bir parti veriyorlar.)

* She is leaving Istanbul in two days. (İki gün içinde İstanbul’dan ayrılıyor.)

Yorumlarınızı ve olumlu veya olumsuz eleştirilerinizi yazarsanız sevinirim. Dosyayı aşağıdaki bağlantıdan PDF formatında indirebilirsiniz. İyi çalışmalar… 

İNDİR

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here