Ana sayfa Gramer Going to – Future Tense (English Grammar)

Going to – Future Tense (English Grammar)

919
2
PAYLAŞ
Going to Future Tense
Going to Future Tense

Going to – Future Tense

1. Going to (do) Future Tense bir şeyi yapmaya önceden karar verdiğimizde ya da gelecekte bir işi yapmaya niyetlendiğimiz zaman kullanılır. Aşağıdaki örnekleri inceleyelim:

* A: There is a movie on television tonight. Are you going to watch it? (Bu gece televizyonda bir film var. İzleyecek misin?)

   B: No, I’m too tired. I’m going to make it an early night. (Hayır, çok yorgunum. Bu gece erken yatacağım.)

* A: I hear Ali has won a lot of money. What is he going to do with it? (Ali’nin çok para kazandığını duydum. O parayla ne yapacak?)

   B: I’ve heard she is going to travel around the world. (Dünyayı dolaşacağını duydum.)

Going to – Future Tense olumlu cümle, soru cümlesi ve olumsuz cümle kalıpları aşağıdaki gibidir:

 

Positive Question Negative
I am (‘m) going to play. Am I going to play? I am not (‘m not) going to play.
He

She

It

is (‘s) Is he

she

it

He

She

It

is not

(‘s not)

(isn’t)

We

You

They

are (‘re) Are we

you

they

We

You

They

are

(‘re not)

(aren’t)

 

2. Birisi önceden bir şeyi ayarladığı zaman, örneğin birisiyle buluşmayı ya da bir yere seyahat etmeyi ayarladığı zaman Present Continuous Tense (I am doing) tercih edilir. Going to (do) kalıbını kullanmak da mümkündür.

* What time are you meeting Ali? – (ya da are you going to meet) (Ali’yle ne zaman buluşacaksın?)

* I’m leaving for Europe on Monday. – (ya da I’m going to leave) (Pazartesi Avrupa’ya gitmek için yola çıkacağım.)

 

3. was / were going to birisinin geçmişte bir şey yapmaya niyet ettiğini ancak yapmadığını anlatmak için kullanılır.

* We were going to take the train, but then we decided to go by car. (Trene binecektik fakat sonra arabayla gitmeye karar verdik.)

* A: Did Ahmet take the exam? (Ahmet sınava girdi mi?)

   B: No, he was going to take it, but then he changed his mind. (Hayır, sınava girecekti fakat sonra fikrini değiştirdi.)

 

4. Going to başka bir anlama daha sahiptir. Aşağıdaki örnek durumu inceleyin:

* The man can’t see where he is going. There is a hole in front of him. He is going to fall.  (Adam nereye gittiğini göremiyor. Önünde bir delik var. O düşecek.)

Burada konuşmacı olacağını düşündüğü şeyi söylüyor. Tabii ki adamın deliğe düşmeye niyet ettiğini kastetmiyor.

Going to olacağını düşündüğümüz bir şeyi söylerken bu şekilde kullanılır. Burada konuşmacının ne olacağı konusunda emin olmasını sağlayan şu anki durumda bir kanıt vardır. (Adamın deliğe doğru yürümesi)

* Look at those black clouds! It is going to rain. (Şu kara bulutlara bak! Yağmur yağacak.)

* Oh, I feel terrible. I think I’m going to be sick.  (Çok kötü hissediyorum. Sanırım hasta olacağım.)

 

5. Going to ile yaygın olarak kullanılan zaman zarfları, tomorrow (yarın), next week (gelecek hafta), next month (gelecek ay), next summer (gelecek yaz), in two days (iki gün içinde), in ten minutes (on dakika içinde), two days from now (iki gün sonra), five years from now (beş yıl sonra), soon (az sonra, yakında) gibi zarflardır.

* I’m going to visit my parents next week. (Gelecek hafta anne babamı ziyaret edeceğim.)

* We are going to take an exam tomorrow. (Yarın bir sınava gireceğiz.)

 

Umarım sizin için faydalı bir anlatım olmuştur.

Bir sonraki dosyamızda görüşmek üzere. İyi çalışmalar…

Dosyayı PDF formatında indirmek için aşağıdaki bağlantıya tıklayınız:

İNDİR

2 YORUMLAR

  1. Hocam yine döktürmüşsün. Bende bir ekleme yapıyım. 2. anlatılan madde ye benzer birde geniş zamanlada kullanılabiliyor.
    Örneğin; Metro 8’de gelir.
    Bu cümle geniş zaman olarak yazılmış çünkü programlanmış durumlarda gelecek zamanı geniş zamanla ifade edebiliyoruz.
    İngilizce’sini sen yazı ver hocam 🙂

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here