Ana sayfa TEOG 8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük – Tüm Kelimeler

8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük – Tüm Kelimeler

2053
0
8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük
8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük

8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük yazımızda 2018 – 2019 Eğitim Öğretim Yılı’nda 8. sınıflarda okutulan Upswing English ders kitabı, çalışma kitabı ve dinleme metinlerinde ON THE PHONE ünitesinde geçen tüm kelimeleri alfabetik sıraya göre sözlük şeklinde derledik.

Aşağıda bir kısmını verdiğimiz 8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük dosyamızı sayfa sonundaki bağlantıdan PDF formatında indirebilir ve kullanabilirsiniz.

Ben şahsen 4 sayfa olan 8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük dosyasını, 2 sayfa ön tarafa, 2 sayfa arka tarafa denk gelecek şekilde 1 adet A4 sayfasına bastırıyorum ve öğrencilerime dağıtıyorum.

8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük dosyamız umarız ki sizler için faydalı olur.

8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük

A

A: bir, herhangi bir (ünsüzlerden önce)

Abbasid: Abbasi

About to: üzere

About: hakkında, yaklaşık

Accompany: eşlik etmek

According to: -e göre

Act out: (rol) canlandırmak

Activity: aktivite, etkinlik

Add: eklemek

Affect: etkilemek

After: -den sonra

Again: tekrar

Age: yaş

Aged: yaşında

Agency: ajans

Airlines: havayolları

All right: tamam

All: bütün, tüm, hepsi

Alone: yalnız

Also: aynı zamanda, ayrıca

Always: her zaman, daima

Among: arasında

An: bir, herhangi bir (ünlülerden önce)

And: ve

Angry: sinirli

Another: başka bir, diğer bir

Answer (Fiil): cevaplamak

Answer (İsim): cevap

Any: hiç, herhangi bir

Anymore: artık

Anything: hiçbir şey, herhangi bir şey

Application: uygulama

Appointment: randevu

Arrival: varış, geliş

Arrive: varmak, ulaşmak

As soon as possible: en kısa sürede

As: olarak, gibi, kadar, iken

Ask for: istemek, rica etmek

Ask: sormak

Assessment: değerlendirme

At least: en az

At the moment: şu anda

Available: müsait

Awareness: farkındalık

B

Baby: bebek

Back: geri

Bad: kötü

BC (Before Christ): milattan önce

Be: olmak

Because: çünkü

Become: olmak

Beep: bip sesi

Behave: davranmak

Believe: inanmak

Belonging: aidiyet, eşya

Below: aşağıda

Best: en iyi

Big: büyük

Bill: fatura

Bird: kuş

Birth: doğum

Birthday: doğum günü

Blank: boşluk

Bold: koyu yazılmış

Book: kitap

Book: yer ayırtmak

Box: kutu

Boy: erkek çocuk

Break down: bozulmak, parçalanmak

Brother: erkek kardeş

Business class: birinci sınıf

But: fakat, ama

Buy: satın almak

C (8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük)

Call (Fiil): aramak, telefon etmek

Call (İsim): arama, konuşma

Call center: çağrı merkezi

Caller: arayan

Campaign: kampanya

Can: -ebilmek

Car: araba

Card: kart

Care: bakım

Cell phone: cep telefonu

Change: değişmek, değiştirmek

Characteristic: özellik

Chat: sohbet

Chatter: sohbet eden

Check: kontrol etmek, işaretlemek

Children: çocuklar

Chinese: Çinli

Choose: seçmek

Circle: daire içine almak

Class: sınıf

Classmate: sınıf arkadaşı

Clean: temiz

Clothes: elbise, kıyafetler

Coffee: kahve

Collect: toplamak

Combine: birleştirmek

Come: gelmek

Commander: komutan

Communicate: iletişim kurmak

Communication: iletişim

Company: şirket

Complaint: şikâyet

Complete: tamamlamak

Confirm: doğrulamak, onaylamak

Conflict: çekişme, çatışma

Connect: bağlamak, bağlanmak

Continue: devam etmek

Conversation: sohbet, konuşma

Cook: yemek pişirmek

Correct (Fiil): düzeltmek

Correct (Sıfat): doğru

Cost: mâl olmak, fiyatı olmak

Could: -ebilmek

Country: ülke

Create: oluşturmak

Customer: müşteri

D

Dad: baba, babacığım

Date: tarih

Day: gün

Death: ölüm

December: Aralık

Decide: karar vermek

Decision: karar

Definition: tanım

Deliver: teslim etmek, dağıtmak

Delivery: teslimat, dağıtım

Departure: kalkış, ayrılış

Destination: varış yeri, gidilecek yer

Detail: ayrıntı

Development: gelişme

Different: farklı

Disabled: engelli, sakat

Distant: uzak

Do: yapmak

Donate: bağışlamak

Drink: içmek

E

Each other: birbirini

Each: herbir

Ease: kolaylık, rahatlık

Easy: kolay

Eat: yemek

Economy class: ekonomi sınıfı, ucuz seyahat yeri

Educative: eğitici

Else: başka

Email: e-posta

Emoticon: yüz ifadesi

Encircle: kuşatmak

Engage: (bir işle) meşgul olmak

Entrance: giriş

Environment: çevre

Equipment: ekipman, malzeme

Escape: kaçmak

Especially: özellikle

Etc. (et cetera): ve benzeri

Event: olay, etkinlik

Exam: sınav

Example: örnek

Excuse me: affedersiniz

Experience: tecrübe, deneyim

Express: ifade etmek

Expression: ifade

F

Face (Fiil): yüzleşmek

Face (İsim): yüz

Family: aile

Fast: hızlı

Favourite: en sevilen, gözde

Finally: son olarak

Find: bulmak

First: birinci, ilk olarak

Flight: uçuş

Fly: uçmak, uçurmak

Follow: takip etmek, izlemek

For the sake of: adına, uğruna

For: için

Foreign: yabancı

Friend: arkadaş

From: -den, -dan

Fun: eğlence, eğlenceli

Future: gelecek

G

Game: oyun

Garbage: çöp

Generation: nesil

German: Alman

Get angry: sinirlenmek

Get back: geri gelmek, dönmek

Get married: evlenmek

Gift: hediye

Girl: kız

Give: vermek

Given: verilen

Go on: devam etmek

Go: gitmek

Goldsmith: kuyumcu, sarraf

Gone out: dışarı çıktı

Gonna: -ecek, -acak

Good: iyi

Got it: anladım

Graduate: mezun olmak

Great: harika, müthiş

Greet: selamlamak

Group: grup

Guess: tahmin etmek, zannetmek

H

Hang on: beklemek

Hang up: telefonu kapatmak

Have a seat: oturmak

Have: sahip olmak, yapmak, yemek

Hear: duymak

Hello: merhaba

Help: yardım etmek

Her (Kadınlar için – Sahiplik): onun

Her (Kadınlar için): o, onu, ona

Here: burada, buraya

Hi: merhaba

High school: lise

Him (Erkekler için): o, onu, ona

His (Erkekler için – Sahiplik): onun

History: tarih

Hold on: hatta kalmak, beklemek

Home: ev

Homework: ev ödevi

Hope: ummak, ümit etmek

Hour: saat

How about: peki ya, ne dersin

How long: ne kadar süre, ne kadar uzun

How many: kaç tane, ne kadar (sayılabilenlerde)

How much: ne kadar (sayılamayanlarda)

How well: ne kadar iyi

How: nasıl, ne kadar

Husband: koca

I (8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük)

I beg your pardon: özür dilerim

I hope: umarım

I see: anlıyorum

I think: bence, sanırım

I’ll get him/her: telefonu ona veriyorum

I’m afraid: korkarım

Idea: fikir, düşünce

If: eğer

ill: hasta

Imagine: hayal etmek, düşünmek

Importance: önem

Improve: geliştirmek

In need: muhtaç, yoksul

In: içinde, -de, -da, -e, -a

India: Hindistan

Information: bilgi

Interaction: etkileşim

Interesting: ilgi çekici

International: uluslararası

Invent: icat etmek

Invention: icat

Item: eşya, madde

J

Job: iş, meslek

Join: katılmak

July: Temmuz

June: Haziran

Just as: tıpkı

Just: henüz, sadece

K

Keep in touch: görüşmek, temas halinde olmak

Keep: tutmak

Kind: kibar

Know: bilmek

L

Lake: göl

Language: dil

Last: sürmek

Late: geç

Later: sonra, daha sonra

Latest: son, en son

Learn: öğrenmek

Leave: ayrılmak, çıkmak, bırakmak

Less: daha az

Lesson: ders

Let me try: deneyeyim

Letter: harf, mektup

Library: kütüphane

Life: yaşam, hayat

Like: sevmek, hoşlanmak

Line: hat

Listen: dinlemek

Long: uzun

Love: çok sevmek

Lyrics: şarkı sözleri, güfte

M

Make sense: anlamlı gelmek, mantıklı olmak

Make: yapmak

Match: eşleştirmek

Material: malzeme

Math: matematik

Matter: konu, mesele

May: -ebilmek

May: Mayıs

Maybe: belki

Me: ben, beni, bana

Meaningful: anlamlı

Medical: tıbbî

Meet up: buluşmak

Meet: buluşmak, tanışmak

Meeting: toplantı

Member: üye

Mention: bahsetmek

Message: mesaj

Messenger: haberci, ulak, elçi

Method: metot, yöntem

Mile: mil (1609 m)

Minute: dakika

Miss: özlemek

Mistake: hata

Mobile phone: cep telefonu

Month: ay

More: daha fazla, daha çok

Most: en çok, çoğu

Mother: anne

Mr.: bay, bey

Mrs: (evli) bayan

Much: çok, fazla

Music: müzik

Must: -meli, -malı (zorunluluk)

My: benim

N

Name: isim, ad

Need: ihtiyacı olmak

New: yeni

Next: gelecek, sonraki

Nice: güzel, hoş

No longer: artık

Number: numara, rakam

O

Of course: elbette, tabii ki

Of: -in, -den, ile ilgili

Office: ofis, büro

Old-fashioned: eski moda, modası geçmiş

On: -de, -da, -e, -a, üstünde

Once: bir kere

Online: çevrimiçi, internetten

Only: sadece, tek

Operation: ameliyat

Opinion: fikir, düşünce

Option: seçenek

Or: veya, ya da, yoksa

Order (Fiil): sipariş vermek

Order (İsim): sıra

Other: diğer

Out of: -de, -den

Outside: dışarıda, dışarıya

Own (Fiil): -in sahibi olmak

Own (Sıfat): kendi

P

Package:  paket

Pair: çift, ikili

Pardon me? – Efendim? Özür dilerim

Parents: anne baba

Part: bölüm, parça

Participant: katılımcı

Partner: ortak, arkadaş

People: insanlar

Percent: yüzde

Persecution: zulüm

Person: kişi

Phone (Fiil): telefon etmek

Phone (İsim): telefon

Photo: fotoğraf

Piece: parça

Place: yer

Plant: dikmek

Play: oynamak

Player: oyuncu

Please: lütfen

Plural: çoğul

Popular: popüler, sevilen

Position: durum, konum

Possible: mümkün

Postcard: kartpostal

Practice: çalışmak, uygulamak, yapmak

Prefer: tercih etmek

Present: hediye

Previous: önceki

Price: ücret, fiyat

Primarily: öncelikle, ilk olarak

Printing machine: matbaa, baskı makinesi

Probably: muhtemelen

Process: süreç, işlem

Product: ürün

Purpose: amaç

Put through: (telefon) bağlamak

Put: koymak

Puzzle: bulmaca, yapboz

Q

Quality: kalite

Question: soru

R

Radio: radyo

Raise awareness: bilinçlendirmek

Range: menzil

Rank: sıralamak, derecelendirme yapmak

Reach: ulaşmak

Read: okumak

Real: gerçek

Reality: gerçek, gerçeklik

Realize: fark etmek, farkına varmak

Rebuild: yeniden inşa etmek

Receive: almak

Refugee: mülteci

Repair: tamir etmek

Repeat: tekrar etmek

Report: bildirmek

Reservation: yer ayırtma, rezervasyon

Reserve: ayırtmak, ayırtmak

Respond: cevap vermek

Rest: kalan

Result: sonuç

Return ticket: gidiş-dönüş bileti

Return: iade etmek, geri dönmek

Ring: çalmak (telefon / zil)

Role: rol

Run: koşmak

S (8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük)

Safety: güvenlik

Sale: satış

Same: aynı

Say: söylemek

Scan: taramak, göz atmak

School: okul

Second: ikinci, ikinci olarak

See you: görüşürüz

See: görmek, görüşmek

Self: kendi, öz

Send: göndermek

Sentence: cümle

Series: dizi

Service: hizmet, servis

Share: paylaşmak

Short: kısa

Should: -meli, -malı (tavsiye)

Show: göstermek

Signal: sinyal, işaret

Similar: benzer

Simple: basit

Single ticket: gidiş veya dönüş bileti

Sir: bay, efendim

Skill: beceri, yetenek

Slowly: yavaş bir şekilde

Smartphone: akıllı telefon

Smoke: duman

So: bu yüzden

Social network: sosyal ağ

Social: sosyal, toplumsal

Soldier: asker

Solve: çözmek

Some: biraz, bazı

Somebody: birisi

Something: bir şey

Sometimes: bazen, ara sıra

Song: şarkı

Soon: yakında, kısa zamanda

Sorry: üzgün

Sound: kulağa gelmek

Speak: konuşmak

Spell: hecelemek

Start: başlamak

Stay: kalmak

Step: adım

Structure: yapı

Student: öğrenci

Study (Fiil): ders çalışmak, incelemek, okumak

Study (İsim): çalışma, araştırma

Such as: gibi

Suffix: son ek

Summer: yaz

Sunglasses: güneş gözlüğü

Suppose: varsaymak, farz etmek

Sure: tabii ki, emin

Surf: sörf yapmak, dolaşmak (internette)

Survive: hayatta kalmak

T

Take part in: -e katılmak

Take: almak, götürmek

Talk: konuşmak

Teacher: öğretmen

Technological: teknolojik

Technology: teknoloji

Teen: genç, ergen

Teenager: 13-19 yaş arası, ergen

Telegraph: telgraf

Telephone: telefon

Television: televizyon

Tell: söylemek, anlatmak

Terror: korku, dehşet

Text (İsim): mesaj atmak (cepten)

Text (İsim): metin, parça

Than: -den, -dan

That: o, şu, ki, -an

Their: onların

Them: onlar, onları, onlara

Then: sonra, o zaman

There are: var

There is: var

There: orada, oraya

These: bunlar

Things: şeyler, işler, eşyalar

Think: düşünmek

Third: üçüncü, üçüncü olarak

This is …: Ben …

This: bu

Throughout: boyunca

Ticket: bilet

Time: zaman, vakit, süre

Times: kere, kez, defa

Tip: tavsiye, öğüt

To: -e, -a, -mek için

Together: beraber, birlikte

Tomorrow: yarın

Tonight: bu gece

Too (Cümle sonunda): de, da

Tool: araç, alet

Total: toplam

Tough: zor, çetin

Toward: -e karşı, -e doğru

Traffic: trafik

Transatlantic: Atlantik Okyanusu’nun ötesindeki

Translate: çevirmek, tercüme etmek

Transmission: iletim, iletişim

Travel agent: seyahat acentesi

Tree: ağaç

Try: denemek, çabalamak, uğraşmak

Turn: yaşına girmek

Typically: sıklıkla, genel anlamda

U

Under: altında

Understand: anlamak

United Nations: Birleşmiş Milletler

University: üniversite

Unscramble: düzeltmek

Urgent: acil

USA: ABD

Use: kullanmak

Useful: faydalı, yararlı

Usually: genellikle

V

Vacation: tatil

Various: çeşitli

Very: çok

Via: yoluyla, aracılığıyla

Village: köy

Visit: ziyaret etmek

Vocabulary: kelime

Voluntary: gönüllü

W (8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük)

Want: istemek

War: savaş

Warn: uyarmak

Warranty: garanti

Way: yol, yöntem

Website: internet sitesi

Week: hafta

Weekend: hafta sonu

Well: iyi

What about you? – Peki ya sen?

What kind of: ne çeşit

What: ne, hangi

When (Bağlaç): -dığı zaman, -dığında, iken

When (Soru): ne zaman

Where: nerede, nereye

Whether: -ip –mediğini

While: iken

Who: kim

Why: niçin, neden

Will: -ecek, -acak

Wish: dilek, istek

With: ile, birlikte, -li

Word: kelime, sözcük

Work (Fiil): çalışmak

Work (İsim): çalışma, eser

World: dünya

Would like: istemek

Write down: yazmak, not düşmek

Write: yazmak

Y

Year: yıl

Yet: henüz

You’re welcome: önemli değil, bir şey değil

Your: senin, sizin

Yours: senin, sizin

Z

Zone: alan, bölge

Yorumlarınızı ve olumlu veya olumsuz eleştirilerinizi bekliyorum.

Bize destek olmak için, bizi FacebookTwitterGoogle+ ve Pinterest hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük dosyasını PDF formatında aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz.

İNDİR

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz