Ana sayfa 7. Sınıf 2017 2018 7. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük, Tüm Kelimeler

2017 2018 7. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük, Tüm Kelimeler

51
4
PAYLAŞ
İngilizce 4. Ünite Sözlük
2017 2018 7. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük

2017 2018 7. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük dosyamızda 2017 – 2018 Eğitim Öğretim Yılı’nda 7. sınıflarda okutulacak Pantera Yayıncılık‘a ait ders kitabı, çalışma kitabı ve dinleme metinlerinde Wild Animals ünitesinde geçen tüm kelimeleri alfabetik sıraya göre sözlük şeklinde derledik.

Aşağıda bir kısmını verdiğimiz 2017 2018 7. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük dosyamızı sayfa sonundaki bağlantıdan PDF formatında indirebilir ve kullanabilirsiniz.

Ben şahsen 4 sayfa olan 2017 2018 7. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük dosyasını, 2 sayfa ön tarafa, 2 sayfa arka tarafa denk gelecek şekilde 1 adet A4 sayfasına bastırıyorum ve öğrencilerime dağıtıyorum.

2017 2018 7. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük dosyamız umarız ki sizler için faydalı olur.

2017 2018 7. Sınıf tüm dosyalarımız için TIKLAYINIZ

2017 2018 7. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük

A

A: bir, herhangi bir (ünsüzlerden önce)

About: hakkında, yaklaşık

Activity: aktivite, etkinlik

African: Afrikalı

Again: tekrar

Against: -e karşı

Ago: önce

All: bütün, tüm, hepsi

Always: her zaman

Among: arasında

An: bir, herhangi bir (ünlülerden önce)

Anatolia: Anadolu

And: ve

Animal: hayvan

Answer (Fiil): cevaplamak

Answer (İsim): cevap

Antarctica: Antarktika (Güney Kutbu)

Any: hiç, herhangi bir

Arm: kol

Around: etrafında, civarında

As: gibi, kadar, iken, olarak

Asia: Asya

Ask: sormak

At: -de, -da, -e, -a

Attack: saldırmak

Away: uzak

B

Baby: bebek

Back: arka, geri, sırt

Bad: kötü

Badly: kötü bir şekilde

Bamboo: bambu

Be: olmak

Beach: plaj, sahil

Bear: ayı

Because: çünkü

Become extinct: yok olmak, nesli tükenmek

Below: aşağıda

Between: arasında

Big: büyük

Bird: kuş

Black: siyah

Blank: boşluk

Bold: koyu, siyah harf

Box: kutu

Breed: doğurmak, yavrulamak

Brown: kahverengi

Bug: böcek

But: fakat, ama

C

Cage: kafes

Called: adında, denilen

Camel: deve

Can: -ebilmek

Car: araba

Care: önemsemek, umursamak

Careful: dikkatli

Caring: önemseyen, ilgi gösteren

Carnivore: etobur

Cat: kedi

Catch: yakalamak

Certainly: kesinlikle

Characteristic: özellik

Chart: tablo

Chemical: kimyasal

Children: çocuklar

China: Çin

Choose: seçmek

Circus: sirk

Classmate: sınıf arkadaşı

Classroom: sınıf

Claw: pençe

Clean: temiz

Climb: tırmanmak

Clue: ipucu

Color: renk

Colorful: renkli

Come on: hadi, hadi ama

Communicate: iletişim kurmak

Comparison: karşılaştırma

Congratulations: tebrikler

Correct: doğru

Could: -ebilmek

Creature: yaratık, hayvan

Crocodile: timsah

Cut down: kesmek

D

Danger: tehlike

Dangerous: tehlikeli

Day: gün

Deforestation: ormanları yok etme

Desert: çöl

Destroy: yok etmek, ortadan kaldırmak

Detail: ayrıntı

Develop: geliştirmek

Die out: nesli tükenmek, yok olmak

Different: farklı

Dinosaur: dinozor

Do: yapmak

Dog: köpek

Dolphin: yunus

Domestic: evcil

During: sırasında, boyunca

E

Eagle: kartal

Ear: kulak

Easily: kolay bir şekilde

East: doğu

Eat: yemek

Egg: yumurta

Endangered: nesli tükenmekte, tehlikede

Energy: enerji

Enjoy: hoşlanmak, zevk almak

Enormous: kocaman

Enough: yeterli

Environment: çevre

Environmental: çevresel, çevreye ait

Every: her

Every: her

Example: örnek

Exercise: egzersiz, alıştırma

Experience: tecrübe, deneyim

Expert: uzman

Extinct: nesli tükenmiş

Extinction: nesli tükenme

Eye: göz

F

Face: yüz

Fall into sleep: uykuya dalmak

Favourite: en sevilen, gözde

Feed: beslemek

Fill: doldurmak

Find: bulmak

First of all: öncelikle, her şeyden önce

Fish: balık

Flightless bird: uçamayan kuş

Fly: uçmak

Focus: odak

Food: yiyecek, yemek

For: için

Forest: orman

Friend: arkadaş

Friendly: arkadaş canlısı

Frog: kurbağa

Fruit: meyve

Fun: eğlence, eğlenceli

Fur: kürk

Future: gelecek

G

Game: oyun

Get injured: yaralanmak

Giraffe: zürafa

Give up: vazgeçmek, bırakmak

Give: vermek

Global warming: küresel ısınma

Go: gitmek

Gorilla: goril

Grass: ot, çimen

Great: harika, büyük

Green: yeşil

Group: grup

Guess: tahmin etmek

Guide: rehber

H

Habit: alışkanlık

Habitat: doğal ortam, yaşam ortamı

Hand: el

Has got: sahip olmak

Have: sahip olmak

Hear: duymak

Heart: kalp, yürek

Help yardım etmek

Her (Kadınlar için – Sahiplik): onun

Her (Kadınlar için): o, onu, ona

Herbivore: otobur, otçul

Here: burada, buraya

High: yüksek

Hill: tepe

Hippopotamus: su aygırı

His (Erkekler için): onun

Hope: umut, ümit

Horn: boynuz

Hour: saat

How long: ne kadar süre, ne kadar uzun

How much: ne kadar

How: nasıl, ne kadar

Huge: kocaman

Human: insan

Humped: kambur, hörgüçlü

Hunt: avlamak, avlanmak

Hunter: avcı

Hurry up: acele etmek

I

I think: bence, sanırım

In danger: tehlikede

In: içinde, -de, -da

Indian Ocean: Hint Okyanusu

Information: bilgi

Informative: bilgilendirici

Inhabit: yaşamak, oturmak

Intelligent: zeki

Interesting: ilginç

Into: içine, -e, -a

Its (Cansızlar ve Hayvanlar): onun

J

Job: meslek, iş

Jump: atlamak, zıplamak

Jungle: orman, balta girmemiş orman

K

Kangaroo: kanguru

Keep: tutmak

Kind: tür, çeşit

King: kral

Know: bilmek

L

Label: etiketlemek

Lady: bayan

Language: dil

Large: büyük

Last: son, geçen

Lazy: tembel

Leader: lider

Leaflet: broşür

Leg: bacak

Leopard: leopar

Lesson: ders

Let: izin vermek

Life: yaşam, hayat

Like: sevmek, hoşlanmak

Lion: aslan

Listen: dinlemek

Listener: dinleyici

Live: yaşamak

Livestock: çiftlik hayvanı

Loggerhead: caretta caretta

Long: uzun

Look: bakmak

Lot: çok

Loud: gürültülü

Love: çok sevmek

M

Main: ana, asıl

Make: yapmak

Male: erkek

Mammal: memeli

Mammoth: mamut

Map: harita

Match: eşleştirmek

Meat: et

Meet: buluşmak, tanışmak, karşılaşmak

Member: üye

Message: mesaj

Miss: bayan (evlenmemiş)

Moment: an

Monkey: maymun

More: daha fazla

Mouth: ağız

Move: hareket etmek

Much: fazla, çok

My: benim

N

Name: isim, ad

Narrate: anlatmak

Natural: doğal

Neck: boyun

Need: ihtiyacı olmak

Never: asla, hiç

Night: gece

Noise: ses, gürültü

Nothing: hiçbir şey

Now: şimdi

O

Ocean: okyanus

Of course: elbette, tabii ki

Of: -in, -den, ile ilgili

Often: sık sık

Old: yaşlı

Omnivore: hem etçil hem otçul

On: üzerinde, -de, -da

Only: sadece, tek

Or: veya, ya da, yoksa

Organization: örgüt, kuruluş

Ostrich: devekuşu

Other: diğer, başka

Our: bizim

Overfishing: aşırı balık avlama

Owl: baykuş

Own: kendi

Owner: sahip

P

Pair: çift, ikili

Past: geçmiş

Penguin: penguen

People: insanlar

Photo: fotoğraf

Picture: resim

Pink: pembe

Place: yer

Plant: bitki

Play: oynamak

Please: lütfen

Point: işaret etmek, göstermek

Poisonous: zehirli

Polar bear: kutup ayısı

Pollution: kirlilik

Powerful: güçlü

Prediction: tahmin

Prepare: hazırlamak

Pretty: tatlı, güzel, hoş

Prevent: önlemek

Prey: av

Programme: program

Protect: korumak, muhafaza etmek

Protection: koruma

Put: koymak

Q

Question: soru

Questionnaire: anket

R

Radio: radyo

Raise: kaldırmak

Rat: sıçan

Read: okumak

Real: gerçek

Really: gerçekten

Reason: neden, sebep

Recycle: geri dönüştürmek

Repeat: tekrar etmek

Repetition: tekrar

Reporter: röportajcı

Reptile: sürüngen

Republic: cumhuriyet

Resist: direnmek

Responsible for: -den sorumlu

Rest: dinlenmek

Rhino: gergedan

Right: doğru, haklı

Risk: risk

Roll down: camı açmak

S

Save: kurtarmak, korumak

Sea: deniz

See: görmek

Seem: görünmek, gözükmek

Sensitive: hassas

Sentence: cümle

Shark: köpek balığı

Sharp: keskin

Shell: kabuk

Shelter: barınak, sığınak

Shopping mall: alışveriş merkezi

Should: -meli, -malı

Similar: benzer

Size: boyut, büyüklük

Sleep: uyku

Slowly: yavaşça

Small: küçük

Snake: yılan

Snow: kar

So: bu yüzden, öyle, böyle

Some: biraz, bazı

Sometimes: bazen, ara sıra

Sorry: üzgün

South: güney

Southern: güney

Species: tür

Spot: benek, nokta

Start: başlamak, başlatmak

Statement: ifade, açıklama

Stop: durmak, durdurmak

Street: cadde, sokak

Stripe: çizgi

Strong: güçlü

Student: öğrenci

Such as: gibi

Supply: tedarik, sağlamak, karşılamak

Support: desteklemek

Survival: hayatta kalma

Survive: hayatta kalmak, sağ kalmak

Swim: yüzmek

T

Take photos: fotoğraf çekmek

Take: almak, götürmek

Talk: konuşmak

Tall: uzun

Taste: tat

Teacher: öğretmen

Teeth: dişler

Tell: söylemek, anlatmak

Temperature: sıcaklık, ısı

Text: metin, parça

Than: -den, -dan

That: o, şu

Their: onların

Them: onlar, onları, onlara

There are: var

There: orada, oraya

Think: düşünmek

Threat: tehdit

Tick: işaretlemek

Tiger: kaplan

To do list: yapılacaklar listesi

Today: bugün

Together: beraber

Too: çok

Tree: ağaç

Try: denemek, çabalamak

Turn: sıra

Turtle: deniz kaplumbağası

Type: çeşit, tür

U

Under: altında, altına

Understand: anlamak

Unfortunately: maalesef

Until: -e kadar

Us: biz, bizi, bize

Use (Fiil): kullanmak

Use (İsim): kullanım

Usually: genellikle

V

Vaccinate: aşılamak, aşı yapmak

Very: çok

View: görmek, bakmak

Visit: ziyaret etmek

W

Want: istemek

Wash: yıkamak

Watch: izlemek

Water: su

Wear: giymek, takmak

Weekend: hafta sonu

Weigh: ağırlığında olmak

Well: iyi

Western: batı, batıya ait

Whale: balina

What: ne, hangi

When: ne zaman

Where: nerede, nereye

Which: hangi

White: beyaz

Who: kim

Why: niçin, neden

Wild: vahşi

Wildlife: vahşi yaşam

Will: -ecek, -acak

Wing: kanat

With: ile, birlikte, -li

Wolf: kurt

Word: kelime

Work: çalışmak

World: dünya

Write: yazmak

Y

Year: yıl

Yellow: sarı

Yellowish: sarımsı

You’re welcome: bir şey değil, rica ederim

Your: senin, sizin

Z

Zoo: hayvanat bahçesi

Umarız 2017 2018 7. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük dosyamız sizler için faydalı olmuştur.

Bize destek olmak için, bizi FacebookTwitterGoogle+ ve Pinterest hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

2017 2018 7. Sınıf İngilizce 4. Ünite Sözlük İNDİR

4 YORUMLAR

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here